Şubat 2010 için arşiv

NARS 15.yılını Beyoğlu Public’te kutladı


2010
02.25

Dünyanın en iyi kozmetik  markaları arasında yer alan Nars, geçtiğimiz günlerde  sektördeki  15.yılını Beyoğlu Republic’ te eşsiz bir davetle kutladı. Yeni ürünlerin makyaj tanıtımı yapılırken uygulamalarlada  desteklenen tanıtım gayet renkli bir atmosfere döndü.

İşte Nars favorilerimiz :)

Nars The Multiple: Vücudunuzda göze çarpmasını istediğiniz heryere rahatça uygulayabileceğiniz doğal bir parlaklık ve ışıltı veren harika bir ürün bence :) üstelik hem dudadığınıza hem göz çevrenize, her yere uygulanabilir bir stick.

Nars Allık-Amour: Allık konusunda zaten rakip tanımayan Nars, şeftali tonundaki Amour’ la yine bir allık klasiği oluşturmuş bence. Rakipsiz bir allık daha görücüye çıktı :) şiddetle tavsiye edilir.

Elveda Kuru Ciltler


2010
02.24

Chanel ürünlerine bayıldığım kaçınılmaz bir gerçek. Fakat Chanel’ in özellikle iki ürünü son derece göz dolduruyor.

İşte size mükemmel Chanel nemlendiricler.

       Chanel Hydratation Hydramax-Active Fluid :   Cildinizi yumuşacık yaparken aynı zamanda ferah bir his veriyor cildinize. Cildinizle temas ettiğinde suya dönüşüyor ve cildinizi nemlendirerek tazelenmiş hissi yaratıyor. Tüm yüzeyde veya T bölgesinde parlayan, nemsizlik ve gerginlik hissi yaşayan tüm cilt tipleri için gerçekten çok güzel bir ürün.

Chanel Hydratation Hydramax-Active Moisture Cream:

 Bu kremi uygularken resmen cildinizde kadife yumuşaklığını hissediceksiniz. Yalnızca cildinizin nemlendirilmesini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda cildinizi sıkılaştırıp elastikiyetini arttırdığını görüceksiniz. Normalden karmaya dönük cilr tipleri için oldukça güzel bir ürün.

Kibrit Kutusunda Mektup


2010
02.20

 

 

Geri Dönüşüm harikası diye buna derler :)) Kibrit kutularından muhteşem mektup kutuları yapmışlar, çok da zor değil yapımı.

Bayıldım ben hemen paylaşmak istedim :)

,

  Nasıl yapılacağını merak edenler burdan ulaşabilirler

Nihayet Burdayım :)


2010
02.20

Çok yoğun bir haftadan sonra buradayım yine.

Taşınma telaşı, yeni başlayan profesyönel makyaj ve cilt bakımı eğitimim ve diğer atraksiyonlar yüzünden biraz uzak kaldım blogdan.

Şu günlerde devam eden İstanbul Kahve Festivali’ ne de, bir kahve delisi olarak hala gidemediğim için son derece kızgınım kendime. Binbirdirek Sarnıcı’nda devam ediyor etkinlik, yarın  o havayı solumak , ve size bu mütiş festivalden detaylar vermek için orada olmaya çalışacağım :)

Accessorize 2010 İlkbahar/Yaz :)


2010
02.16

Bayıldım diyebilirim, cıvıl cıvıl renklerle 4 yeni koleksiyon hazırlamış Accessorize, bence tahta bilezikler bu yaza damgasını vuracak gibi görünüyor.


Bilezikler, yüzükler,çantalar,şapkalar,kolyeler herşey o kadar iç açıcı renk tonlarında hazırlanmışki görünce sizde benim gibi kış ortasında yazı iple çekeceksiniz :))

Carmina yeni ürünleriyle tanışmaya çağırıyor !


2010
02.14

Carmina kullandığım bir marka değildi, ta ki haftasonu Kozyatağı Carrefour’daki Carmina standına uğrayana kadar :)

Ruj ve göz kalemi  konusunda gerçekten çok hassasım bir o kadarda profesyönel :) dolayısıyla iyi ruju ve kalemi  hemen tanırım. Carmina yeni kalıcı  kalem rujları ve sürme göz kalemlerini denedim, gerçekten çok beğendim. Kalıcılık mükemmel diyebilirim. Carmina mineral serisinide çok başarılı buldum, fondöten kullanmayan birisi olarak bir fondöteni ancak bu kadar beğenebilirdim.

6 farklı rengi ile gözlerinizde metalik etki yaratacak olan yeni göz kalemleri:

  • En az 6 saat boyunca kalıcılığını korur,
  • Sürümü kolay ve yumuşaktır,
  • Suya dayanıklıdır,
  • Diğer renklerle kolayca karıştırılabilir.
  • Dermatolojik olarak test edilmiştir.
  • Jojoba yağı içerir.

Carmina’ da  2010  Şubat sonuna kadar 3 al 2 öde kampanyası devam ediyor ilgilenenlere  duyurulur :)

CARMINA MINERAL SERİSİ:

  • Demir, manganez, bakır, çinko ve silikon beşlisinden oluşan mineral bileşenleri içerir. Bu mineraller hücre yenilenmesine yardımcı olur.
  • Cilde canlılık veren, kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandıran ametist tozu içerir.
  • Gözenekleri kapatmayan özel mikronize talk mineral içeriği ile sağlıklı makyaj için idealdir.
  • Sentetik mumsu bileşenler ve esans içermez.

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN :)


2010
02.14

İstanbul Fashion Week’ ten beri yazamadım bir türlü hep bir koşturmaca uzak kaldım blogdan :) Aslında dün gece mükemmel bir sevgililer günü yaşadık biz 4 arkadaş. Dünden başladı yani bizim sevgililer günümüz, detayları vericem gün içinde gittiğimiz yerleri anlatıcam sizede :)

Bugün blogumu ziyaret eden herkes sevgililer gününün kendisi içine ne ifade ettiğini bir cümleyle yazarsa hepsini yayınlayacagım :) Bende sizin fikirlerinizi almış olacagım :)

Güzel bir günde güzel bir bahaneyle yazıyorum tekrar :)

Sevgililer gününüzü Can Dündar’ dan mükemmel bir yazı ile kutlamak istedim.

 

O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz…
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin…
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa…
dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse…
hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse…
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar…
her şiirde anlatılan O’ysa… her filmin kahramanı O… her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa…
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa…
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa…
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız…
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken “keşke O anlatsa” diye iç geçiriyorsanız…
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü…
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu…
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız…
O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse…
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse…
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine…
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa…
dışarıda yer yerinden oynuyor ve “içeri”de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim…
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa…
Her gidişte ayaklarınız “Geri dön” diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla…
…o halde bugün sizin gününüz!..
“Çok yaşa”yın ve de “siz de görün”üz. 

CAN DÜNDAR

İSTANBUL FASHION WEEK 2010
2. GÜN HAKAN YILDIRIM


2010
02.05

Hakan Yıldırım’ın defilesi aşırı kalabalıktan hezimete uğrayıp ayakta kalan konuklarla doluydu. Bense nerden daha net görüntü alabileceğimi düşünüp dururken kendimi en ön sırada İlker İnanoğlunun yanındaki koltuğa yerleşmiş vaziyette buldum :))

Hakan Yıldırım’ın koleksiyonu diğer defilelerden farklı olarak sadece siyah üzerine kurgulanmıştı. İlk dikkatimi çeken kıyafetlerden ziyade modellerin saçlarıydı :) Müzikte defileyle uyumlu olarak fazlasıyla ağırdı. Defilede genel olarak Uzun elbiselere asimetrik şekillere ve cut-outlara yer verildi.

İSTANBUL FASHION WEEK 2010
1. GÜN İZLENİMLERİM :)


2010
02.03

İstanbul Fashion Week 2010′un ilk gününde erken saatlerden itibaren soluğu Santralistanbul’da aldım. Ama gelin görün ki kalabalık ve soğuk hava inanılmaz yorucu bir günün sadece ilk haberleriymiş. Asıl kalabalığın ve izdihamın ne olduğunu Santralistanbul’a gidince anladım. :) Her defilede yerimin iyi olması mümkün olmadı. Kalabalığın içinde görüntü almaya çalışırken bence birileri de benim komik hallerimi görüntülemeliydi. :)))

GIZIA / İSTANBUL FASHION WEEK 1.GÜN

Okadar kalablık bir defileydi ki Gizia defilesi,  görüntü alabilmek tam bir işkenceye dönüştü benim içinde.
Defile tayt üzerine oturan omuz detaylı bluzlar ile başladı daha sonrada yerini hareketli kalça detayları yer aldı.
Geometrik desenler,kürk detayları ile devam eden defileye damgasını renkli tuvaletlere bıraktı :)

PİERRE CARDİN / İSTANBUL FASHION WEEK 1.GÜN

Pierre Cardin Weekend defilesinin konseptinde ise diğerlerinden farklı olarak konsepti otomobil yarışları üzerine oluşturulmuş bir kreasyon mevcuttu.Dolayısıyla böyle bir kreasyonun açılışını ve kapanışını yapmakta ünlü rallici Burcu Çetinkaya’ya düştü :)
Podyum adeta bir Formula pistini andırıyordu.Swithirtler’ de siyah-beyaz kareler ve belirgin şeritler yer alıyordu,ama sanmayın ki sadece siyah beyazın hakim olduğu bir defileyle,renklerin tümünün hakim olduğu harika bir defileydi diyebilirim.
Pierre Cardine de kapanışı Pist pilotu Mert Aytuğ yaptı.

KUZU DERİ / İSTANBUL FASHION WEEK 1.GÜN

Defilenin açılışını ve kapanışını ünlü manken Çağla Şıkel yaptı.en çok kürk altına uzun uzun çizmeler, her ayrıntısı ince ince düşünülmüş palto ve montlar izledik.Tasarımlarda derinin her çeşidinin kullanıldığına şahit olurken kristal taşların derilerde oluşturduğu mükemmel ahenk göz kamaştırdı :)

SUWEN / İSTANBUL FASHION WEEK  1.GÜN

Suwen iç giyim defilesinden bahsetmek gerekırse sade iç çamaşırlar uzerıne smokin giyilmiş olarak basladı defıle.daha sonraki tasarımlarda yerini biraz daha hareketli iç çamaşırlara bıraktı.defileye tamamiyle büyülü bir gizem hakimdi tasarımlara gelince baya renkli tasarımlar mevcuttu.süslü şapkalar acayip dikkat çekti diyebilirim :)
Defileye damgasını vuran olay ise defile sonunda yaşandı, venedik ve paristen özel olarak getirtilen maskeler defileye muhteşem bir coşku katarak defilenin renkli sonlanmasına sahne oldu.

Herşeye rağmen inanılmaz güzel moda günleri yaşıyoruz :) , tabiiki İstanbul Fashıon Week’ in 2.günüde orada olacağım ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeceğim :) Artık Twitter Ve Friend Freed’ dende takip edebilirsiniz kelebeginruyasi’ ni :)

İstanbul Fashion Week 2010 :)


2010
02.02


Geçtiğimiz sezon İTÜ Taşkışla’da düzenlenen ve büyük ilgi gören  İstanbul Fashion Days, yeni ismi İstanbul Fashion Week ile  Sonbahar-kış 2010-2011 tanıtımı için   3-6 şubat 2010 tarihinde bizlerle buluşacak.
Yerli ve yabancı modacıların bulunacagı bu organizasyon tüm moda tutkunları için süper bir destinasyon. Bu yıl  SANTRALİSTANBUL’da gerşekleşecek olan etkinlik yine tasarımcıların ve markaların sergileri ve defilelerinden oluşacak.Detayları  kelebeginruyasi’ nda takip edebilirsiniz hanımlar :))

İşte size İstanbul Fashion Week 2010 Takvimi

SANTRALİSTANBUL
Eski Silahtarağa Elektrik Santralı
Kazım Karabekir Cad. No:2/6
Eyüp 64060 İstanbul

Her gün Taksim AKM önünden ücretsiz servisler de bulunacak:
08.00 – 11.00 saatleri arasında: Ring sefer.
11.20 – 15.00 saatleri arasında 20 dakikada bir
15.20 – 19.00 saatleri arasında: Ring sefer.
19.20 – 21.00 saatleri arasında 20 dakikada bir