'Hayat Güzeldir' kategorisi için arşiv

Antalya’dan Kızlar Gelmiş :)


2010
08.26

Antalyadan kızlar gelmiş evde bir bayram havası :)

Burgaz’a gidilir :)

Pier Lotti’de kahveler içilir fallar bakılır

İstanbula dönülür Mango 2010 sonbahar kreasyon tanıtımı yapılır : )

Eee fotografları çekmek bana düşünce karelerin dışında kaldım bi süreliğine :)

8 Mart Dünya Kadınlar Günü


2010
03.07

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü,

Kadınların fiziki ve psikolojik şiddete maruz kalmadığı, kadın-erkek ayrımının yapılmadığı, araba kullanırken ” Eyvah bu kadın kesin bana çarpar!” mantığının sona erdiği, kadınlara sakar muamelesi yapılmadığı, kadınların ağır işçi statüstünde çalıştırılmadığı, kadınlara daha ince ve nazik davranıldığı, onların da her işi gayet güzel hakkıyla yapabileceği zihniyetinin oluştuğu, kadının duygusal bir varlık olduğunun kabullenildiği ve kadınların daha az incitildiği  bir topluma en yakın zamanda kavuşmak dileğiyle tüm kadınların

Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun :)

Nihayet Burdayım :)


2010
02.20

Çok yoğun bir haftadan sonra buradayım yine.

Taşınma telaşı, yeni başlayan profesyönel makyaj ve cilt bakımı eğitimim ve diğer atraksiyonlar yüzünden biraz uzak kaldım blogdan.

Şu günlerde devam eden İstanbul Kahve Festivali’ ne de, bir kahve delisi olarak hala gidemediğim için son derece kızgınım kendime. Binbirdirek Sarnıcı’nda devam ediyor etkinlik, yarın  o havayı solumak , ve size bu mütiş festivalden detaylar vermek için orada olmaya çalışacağım :)

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN :)


2010
02.14

İstanbul Fashion Week’ ten beri yazamadım bir türlü hep bir koşturmaca uzak kaldım blogdan :) Aslında dün gece mükemmel bir sevgililer günü yaşadık biz 4 arkadaş. Dünden başladı yani bizim sevgililer günümüz, detayları vericem gün içinde gittiğimiz yerleri anlatıcam sizede :)

Bugün blogumu ziyaret eden herkes sevgililer gününün kendisi içine ne ifade ettiğini bir cümleyle yazarsa hepsini yayınlayacagım :) Bende sizin fikirlerinizi almış olacagım :)

Güzel bir günde güzel bir bahaneyle yazıyorum tekrar :)

Sevgililer gününüzü Can Dündar’ dan mükemmel bir yazı ile kutlamak istedim.

 

O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz…
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin…
O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain…
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa…
dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse…
hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse…
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar…
her şiirde anlatılan O’ysa… her filmin kahramanı O… her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa…
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa…
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa…
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız…
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken “keşke O anlatsa” diye iç geçiriyorsanız…
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü…
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu…
hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız…
O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse…
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse…
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine…
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa…
dışarıda yer yerinden oynuyor ve “içeri”de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim…
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa…
Her gidişte ayaklarınız “Geri dön” diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla…
…o halde bugün sizin gününüz!..
“Çok yaşa”yın ve de “siz de görün”üz. 

CAN DÜNDAR

Nihayet yağdın kar :))


2010
01.25

3 gündür neydi bu halin bir türlü anlam veremedik yağmakla yağmamak arasında gittin geldin, tuhaf çamurlar yarattın İstanbul sokaklarında.

Penceremden baktığımda bembeyaz bir kente uyandım bugün :) aslında sadece ben değil senin gelişini tüm İstanbul bekliyordu. Havayı yumuşattığın gibi mikropları da kırdığın için uzun zamandır ihtiyaç var sana buralarda, e malum birde güzel manzaran oldumu değme keyfimize :) Senden bazı ricalarım var tabii :)) trafiği fazla aksatma, hayatı imkansızlaştırma yeter bunlarda olmasa toplum olarak aşığız biz sana :) Biraz geç kaldın ama nihayet yağdın  kar :)

İşte penceremden kar manzaraları

ne kadar uzağımda olsalarda
onlar da hayatımın birer kelebeği :))


2010
01.20

Gizom, Mügem

kuziiiiiiiiiiiiiii :)

Hayatımın 3 Kare AS’ I :)


2010
01.14

VE ZUZUM : )