İFW 2010 25-28 Ağustos

2010
07.30

Geri sayııım baÅŸladııı :) İstanbul Moda Günleri 2010 25-28 aÄŸustos tarihleri arasında İtü TaÅŸkışla Kampüsü’nde gerçekleÅŸiyor.

25-28 AÄŸustos tarihlerinde İtü TaÅŸkışla Kampüsünde bu yıl  4 günde 24 defile gerçekleÅŸtirilecek.İstanbul Moda Günleri’nde   Bora Aksu, Bahar Korçan, Arzu Kaprol, Özlem Süer, Hatice Gökçe, Mehtap Elaidi, Gamze SaraçoÄŸlu, Deniz Mercan, Atıl KutoÄŸlu, Özgür Masur, Simay Bülbül, Özlem Kaya, Günseli Türkay gibi moda dünyasının yakından tanıdığı tasarımcılar yer alıyor.
Gül Ağış, Zeynep Tosun ve Zeynep Erdoğan karma defile gerçekleştirirken, Niyazi Erdoğan, Necla Güvenç, Tuvana Büyükçınar ve Rana Berna Canok da karma defile gerçekleştirecek diğer isimler.
 Çok yakında İstanbul Moda Günleri takvimini yayınlayacağım ;)

Yaz ayırdı bizi!

2010
07.15

İşte yaz geldi ve blogumla beni kısa süreliğine ayırdı. Uzun bir zamandır yazamamanın verdiği rahatsızlık canıma tak etti :)) Ve size yeni haberlerle dönüyorum.

Kısa bir süre daha beklemeye razı olduğunuz için teşekkürü borç biliyorum. Yazamadığım süre içerisinde o kadar köklü değişiklikler yapıyorum ki blogda görünce emin olun çok şaşıracaksınız :) ama beğeneceğinize de eminim :)

Her hafta bir marka tanıtacağım size, o markanın hangi ürünlerinin çok güzel olduğunu anlatacağım. Daha da güzeli her hafta bunu yayınlarken makyaj çekimlerimi de sizlerle paylaşacağım.

Bu arada makyajın doğru yapılması, doğru ürünlerin kullanılması konusunda hassaslığım herkes tarafından bilinir :)) Bu konuyla ilgili olarak yeni bir haberim daha var size.

Çok yakında, Türkiye’de makyaj denince akla gelen ilk isim olan Oya Tolga’yla makyaj üzerine konuÅŸtuklarımızı neler öğrendiÄŸimi de sizlerle paylaÅŸacağım.

Gidişim sessiz oldu ama dönüşüm muhteşem olacak :))

En kısa sürede buradayım!

Sevgiler

Kelebek

Yaz Gardırobu :)

2010
06.03

Yaza merhabaaaaa!
  Herkese merhaba. Etkisini hissetmeye başladğımız yaz gelmiş bulunmakta. Hemde tüm neşesi, güzelliğiyle. Yaz diyince aklımıza gelen ilk şeyler bikini,mayo, güneş, deniz,kumsal v.b. şeylerdir. Aman tanrım yazarken bile heyecan yaptım. Ancak biz öğrencilerin biraz daha sabır etmesi gerek.

Neyse burada bahsedeceim şeye gelecek olursak  tabiki deniz şıklığıdır. Bu sene bildiğiniz üzere mayolar tüm heryeri istila etmiş durumda. Geçen senenin favorisi olan mayokininin saltanı sadece bir yıl sürmüşe benziyor. Mayoları biraz daha özelleştirmek gerekirse yani tür, desen bakımından inceleycek olursak bu yazın gözdeleri ; gemici desenliler(mavi-beyaz çizgili, çapa desenli, lacivert ağırlıklı vb),  tek omuzlular ve dantelli olanlardır. Tek omuzlu elbiselerin bu aralar ki parlamasından olsa gerek. Dantelliler için bir açıklama yapamayacağım ancak ‘eskiye dönüş’ akımından etkilenilmiş gibi gözüküyorlar :)

Mayolar bu kadar rövanşta olmsına rağmen bikini modelleri de göz ardı edilemeyecek kadar fazla sayıda. Bunlar arasında gemici desenleri, beyaz ve şal desenli olanlar  ağırlığını korumakta.   Ve tabiki tek omuz kuramı bikiniler içinde geçerli.  Ancak yine ‘eski zamanlara dönüş’  temasında ısrar eden tasarımcılar yüksek belli,  kareli veya puantiyeli  bikinilerini piyasaya sürmüş bulunmakta.

 Bu kadar çeşit arasından seçim yapmak gerçekten zor. Hadi kolay gelsin.  Ama ben beyaz ve ‘deniz’ temalı bir tane almaya kararlıyım. Beyazın yanık tendeki duruşunu düşündükçe içim kıpır kıpır oluyo :)

Unutmadan;  bir sonraki yazımda 12 hazıranda gerçeklerÅŸecek olan Caddebostan Su Savaşı’ndan bahsedeceÄŸim. Yani aslında bu bir haber verme ve davettir !

Bekleyin heycanlı yazılarla buradayım :)

Asia

Kaybolmadım Buradayım :)

2010
05.02

       Uzunca bir aradan sonra yine burdayım,
15-18 nisan tarihleri arasında yapılan Rally Of Turkey’in Kadıköy ayağı tek kelimeyle adrenalin doluydu. Öncelikle bu kadar geç olduğu için özür diliyorum. Malum sınav haftam vardı.

İkincileri başlamadan  bu yarışla ilgili duygularımı paylaşmak istedim. Yarışa giderken epey heyecanlıydım tabi ki.
Çünkü daha önce böyle bir organizasyonda bulunma fırsatım olmamıştı. Neyse yarışın yapılacağı alana vardık. tahmin edin yarış sahasına giderken bize kim eşlik etti. ? ben söyleyeyim eski yarış arabaları. O kadar sevimliydiler ki. Neyse biz koltuklarımızda yerimizi aldık. Başladık beklemeye.


Yeni arabalar geliyordu…Bunu gelen seslerden anlayabiliyorduk. Hani ÅŸu caddelerde motorcuların ilgi çekmek için motorlarını zorlayarak çıkartıkları sesler varya aynen öyle sesler. Ortam daha bir heyecanlandı. Ancak ben sıkılacağımı hissettim o anlarda. Neden bilmiyorum ama o anlarda heyecanımı kaybettim hatta yerime oturma (herkes ayakta izliyordu) gafletinde bulundum. Ama bir an herkes çığlık atmaya, bağırmaya, ıslık çalmaya baÅŸlayınca kalktım baktım.

Arabalar o alanda kurulan köprü üzerinden hızla geçiyor ve havalanıyordu. Gördüğüm, izlediğim en mükemmel sahneydi. Bir de virajlarda kayarak dönmelerine tek kelime ile hayran oldum.  Kimin yarıştığı, kimle yarıştığı gibi detaylarla sizi sıkmak istemem sadece Sebastien Loeb’ın birinci olduğunu söylemem sanırım kafidir.

Yarıştan sonra Seksen Dört , Zeynep Casalini ve Badem’in müthiÅŸ konserleri vardı. Funky C’nin sunumuylada ayrı bir güzel olan bu gösteriler beni oraya baÄŸladı ancak havanın kararması ve saatin benden habersiz ilerlemesi yüzünden gösterilerin tamamını izleme ÅŸansım olmadı.  EÄŸer önümüzdeki yıllarda sizin böyle bir ÅŸansınız olursa sakın kaçırmayın derim.                            Â
Asia :)

Bugünün Çocukları Yarının Büyükleri

2010
04.26

Uzun bir aradan sonra unuttuğumuz sosyal sorumluluklarımızla geri döndüm bloguma diyebilirim. Sosyal sorumluklarını unutmayan bireyler olmak her zaman gereğinden fazla onur verici olmuştur benim için.

  Aslında sadece benim için deÄŸil çevremdeki duyarlı arkadaÅŸlarım içinde geçerli aynı durum. Bu defa çok sevdiÄŸim bir arkadaşımdan  AÄŸrı DoÄŸubeyazıt’ta bulunan Esnemez İlköğretim Okulu’ unun  her türlü okul gereçine ihtiyaçları olduÄŸunu duydum ve o dakikadan itibaren bizim için hummalı bir çalışma baÅŸladı.

Konuyu Antalya’da bulunan duyarlı arkadaşım Gizem Ekinci ile de paylaÅŸtım. Dolayısıyla hem İstanbul’da hem de Antalya San Bilgisayarda bir yardım kampanyası baÅŸladı. San Bilgisayar’ın eÄŸitim gönüllüleri devredeydi artık.

Herkesin destek verdiği bu kadar güzel bir yardım projesinin içinde olmak, daha da önemlisi okula giden fakat kalemi, defteri olmayan minikler için birşeyler yapıyor olmak hepimizi derinden etkiledi.

Bugün İstanbul’dan ve Antalya’dan dev kolilerimiz yola çıktı. Umarım yüzünü hiç görmediÄŸimiz oradaki tüm minikleri biraz olsun mutlu edip onlara umut olabiliriz.

Lütfen ” bir çocuÄŸu kurtarsak ne olur binlerce çocuk var aynı durumda ” zihniyetinden kurtulalım. Unutmayalım ki  herkes bir çocuk için birÅŸeyler yapabilirse okumayan çocuk kalmayacak, bugünün çocukları yarının devlet adamları, öğretmenleri, mimarları, doktorları dolayısıyla onlara gerçekten ihtiyacımız var.

EÄŸitim Gönüllüleri derneÄŸi kimi seçer bilemiyorum ama benim için, kelebeginrüyası için bu senenin eÄŸitim gönüllüleri ”Antalya San Bilgisayar”.

İnanılmz duyarlı oldukları için, bu desteÄŸin önderliÄŸini yapan baÅŸta çok sevgili arkadaşım Gizem Ekinci’ye,

San Bilgisayar Genel Müdürü Erol Türk’e ve onun tüm yardım meleklerine kelebeginrüyası olarak içten teÅŸekkürlerimi sunuyorum.

Artık 2 kişiyiz :)

2010
04.06

Kelebeğin Rüyası artık 2 kişi. Hazır olun sizleri 17 yaşında sıkı bir editörle tanıştırıyorum Asia Taganova ! :)

Asia Türkiye’de yabancı öğrenci olmanın zorluklarıyla savaÅŸan, baÅŸarılı da olan, çok okuyan ama az konuÅŸan, idealleri doÄŸrultusunda hayatına yön veren, amatör tiyatrocu,fotomodel olma yolunda adımlar atan,  e birazda editör, üniversite sınavına çalışmaya çalışan, arada sırada YÖK’ E isyan eden ama isyanlarını çabuk bastırıp ders çalışmaya dönen, eÄŸlenceye, eÄŸlenmeye, eÄŸlenen insanlara hayli düşkün kısacası yaşının gerektirdiklerini yaÅŸayan çıtı pıtı bir hanımefendi :)

Asia artık yaşadığı güzel ve kötü deneyimlerini, gittiği mekanları, beğendiklerini ve beğenmediklerini Kelebek takipçiler için bizime paylaşıcak :)  İşte huzurlarınızda ilk yazısı :)

ASİA ”DÜNYA YASTIK SAVAÅžI” NDAN BİLDİRİYOR :)

Tahmin edin geçen Cumartesi nerdeydim?
Facebook  üzerinden  herkese yayılan yastık savaşında. Çooookkkk guzeldi herşey. Neyse sakin olup anlatmaya başlıyorum. Haberi ilk duyduğumda gitmemeyi düşündüm. Sonuçta burası Türkiye nolcağı belli olmazdı. Ama arkadaş baskısı ve dershaneyi ekme düşüncesi ağır bastı ve gittim. Öncelikle, savaşın yapılacağı yer olan caddebostandaki köşkün önünden  uzakta bir yere kurulduk arkadaşlarla.  Bildik sahil muhabbeti yapıyorduk. Sonra bir baktık yastığını alan koşuyor. Dayanamadık herşeyi göze alarak gittik. Yoldan yastıklarımızı almayı da ihmal etmedik. 

Çünkü gelen bildirimlere göre yastıksızsan dövemeden sadece dayak yiyip geri dönermişsin. Aaa bu arada o saatte yastıkları nerden buldunuz dıye soranlarınız olabılır. Şöyle diyeyim bu yastık savaşını fırsat bilen üniversiteli gençler yastıkçılığa merak salmış. Yolda yastık satıyorlardı. Neyse konuya döncek olursak yastık savaşı yapılan alana gittik sonunda. Ortam o kadar  güzel gözüküyordu ki : uçuşan yastıklar, tüyler (ki kaz tüyü yastık getirmek yasaktı.) insanlar v.b. .
Savaşa bizde katıldık. Önce  çekindik sadece arkadaşlarımıza vurduk sonra baktık gelen geçen vuruyor bıraktık çekingenliği daldık savaşın en hararetli geçen bölümüne.  O hafta ki kötü geçen tüm sınavlar, kavgalar, tartışmalar yani bizi mutsuz ve huysuz bir insan yapan herşey o yastıklara yüklendi. Sonra o yastıkları önümüze gelene  vurduk. O kadar rahatlatıcıydı ki. Ancak işin kötü tarafı 5 dakikalığına da olsa kavga çıkmış.

Medya hemen olumsuzlukları yayınladı.  Ancak kimsenin etkilenmediği ve her yerde çıkabilecek bir kavgaydı o.  Neyse sağolsun bir kaç haber bülteni gerçek bölümleri,  yani savaşın 1.30 saat sürmesini sağlayan eğlenme kısmını  yayınlamış.

Hiç de korktuğum gibi kötü şeyler olmadı.  Tam tersi eğlenmeyi bilen ve eğlenmeye hasret kalmış Türkiye’yi, gençleri gördüm.  Bu o kadar güzeldi ki. Kesinlikle katılamayanlar adına çok üzgünüm. Ama bence her yıl yapılması gereken bir organizasyon. Önümüzdeki sene görüşürüz umarım.

Dipnot: Lütfen bir dahaki gelişinizde çöp poşetleri getirin.  Eğlenmeyi bildiğimiz gibi yarattığımız kirliliğide temizlemeyi bilmeliyiz.

Asia

SAĞLIKLI MİDYELER BUNLAAAR :)

2010
04.05

Midye deyince herkesin aklına gece eğlenceden çıktığımızda yediğimiz midye dolmalar gelir sanırım. Nerede ve ne şartlarda yapıldığını hiçbir zaman bilmediğimiz midye dolmalar. Hatta ve hatta merdivenaltı dediğimiz yöntemle yapılan midyelerdir bunlar.

Şimdi tüm midye severlere harika bi haberim var; MİDYESEL !!!

Bu pazar yolum Acıbadem Midyesel’e düştü, İstanbul’da İzmir midyesi yiyebileceÄŸiniz gerçek bir midye dolmacı diyebilirim. Kendimi inanılmaz bir atmosferin içinde buldum. Konsept mükemmel insanın içini açan havadan deniz mavisinden esinlenilmiÅŸ, midyeler son derece saÄŸlıklı.

Acıbadem Midyesel’in sahibi Hamza Kaşıkçı ile koyu bir sohbete dalıp iÅŸin sırrını ondan öğreniyorum ve öğrendiklerimi aynen sizlerle paylaşıyorum :)

Midyesel’in midyeleri İzmir’den geliyor ve her 15 günde bir laboratuarda test ediliyor. Cıva, kurÅŸun gibi metallerin incelemesi yapılıyor ve ancak testten geçen midyelerden dolma yapılıyor.

Ortada yüksek, ince ve uzun masalar ve yine yüksek sandalyeler vardı. Masanın üzerinde geniÅŸ ve derin metal kaseler içinde midye dolmalar duruyordu. Önümüzde de kabukları koymamız için daha küçük kaseler, yanında limon ve kolonyalı mendil… Midyeler tam İzmir midyesiydi.

Hamza Bey’de iÅŸletmesi kadar sıcak ve sevecen bir iÅŸletmeci. Bizleri saÄŸlıklı midyelerle tanıştırıp iÅŸletmesinde deÄŸil de evinde ağırlamış gibi hissettirdiÄŸi için kendisine teÅŸekkür edip Midyesel’den ayrılıyorum.

Yolunuzu Acıbadem Midyesel’ e düşürün ve tanesi 50 kuruÅŸ olan özel, saÄŸlıklı İzmir midyelerinden kesinlikle tadın derim :)

Keçeyle Tanışma :)

2010
03.10

Keçeden birşeyler yapmak her zaman hoşuma gitmiştir çok kabiliyetli olduğumu düşünmesem de :))

Ama yeni bir blog keşfettim gerçekten kabiliyetli ve çok güzel şeyler üreten biri, Nazo :) Blogun ismi de nazoyla.

         

Bayıldım nazonun yaptıklarına, burdan bakabilirsiniz tıklayın :)     http://www.nazoyla.com/

Dünya Kadınlar Günü
Kampanyaları :)

2010
03.08

 

   İşte size Dünya Kadınlar Günü Kampanyaları :) Kaçırmayın !

 Migros Marketleri’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne Özel 6 – 7 – 8 Mart tarihlerinde tüm züccaciye ürünlerinde %25 indirim veya 6 taksit, 8 Mart tarihinde tüm çikolatalarda 1 alana 1 hediye, 6 – 7 – 8 Mart tarihlerinde tüm çiçeklerde %25 indirim ve kozmetik ürünlerinde %50 indirim ve 6 taksit fırsatı sizi bekliyor…

TansaÅŸ’ta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne Özel İndirim!

6 – 7 – 8 Mart tarihlerinde TansaÅŸ Marketleri’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel kozmetik ve kiÅŸisel bakım ürünlerinde %50 indirim ve tüm çiçeklerde %25 indirim, ayrıca 6 taksit fırsatıyla sizi bekliyor. Üstelik 8 Mart’ta tüm çikolatalarda bir tane alana ikincisi bedava!

Linzer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel indirimler
Linzer, 8 Mart- 12 Mart tarihleri arasında Caddebostan’da ki mağazasından yapılan alışverişlerde özel sürprizler sunuyor. Ayrıca pasta ya da çikolata alan bayanlara ikinci ürün % 50 indirimli olarak sunuluyor.

Linzer, kadınlar gününüzü kutlar, mutluluk tadında günler diler.

Linzer ürünlerini www.linzeronline.com ve 0216 358 80 25 no’lu telefondan sipariş edebilirsiniz.

TEB’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Fırsatı!

8 – 14 Mart 2010 tarihleri arasında TEB’in sadece size özel avantajlarının keyfini çıkarın: Ücretsiz havale ve EFT, Konut sigorta ürünlerinde % 20 ve Kasko’da % 8 indirim, TEB Bonus Card’dan giyim ve kozmetik alışveriÅŸlerinize 8 Kat Bonus, Avantajlı faiz oranı ile vadeli TL mevduat hesabı, % 1,09’dan baÅŸlayan faiz oranı ile ihtiyaç kredisi, Hemen Åžubelerimize gelin size özel avantajları kaçırmayın!

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Özel

Atasay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde seçili pırlanta ve altın ürünlerinde hem yüzde 25 indirim sunuyor, hem de pırlanta kalpli melek kolye hediye ediyor.
Sevgililer Günü’nde düzenlenen ve büyük ilgi gören Atasay’ın “Pırlanta kalpli melek kolye” kampanyası, Kadınlar Günü’nde de alt limit gözetilmeksizin, altın ve pırlantalı ürünlerde uygulanmaya devam ediyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde 6-8 Mart tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanındaki Atasay maÄŸazalarından alışveriÅŸ yapan herkese, “pırlanta kalpli melek kolye” hediye edilecek.

Bu ATASAY kampanyası da blogumu ziyaret eden beyefendilere ince bir duyurudur tarafımdan :))

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2010
03.07

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü,

Kadınların fiziki ve psikolojik ÅŸiddete maruz kalmadığı, kadın-erkek ayrımının yapılmadığı, araba kullanırken ” Eyvah bu kadın kesin bana çarpar!” mantığının sona erdiÄŸi, kadınlara sakar muamelesi yapılmadığı, kadınların ağır işçi statüstünde çalıştırılmadığı, kadınlara daha ince ve nazik davranıldığı, onların da her iÅŸi gayet güzel hakkıyla yapabileceÄŸi zihniyetinin oluÅŸtuÄŸu, kadının duygusal bir varlık olduÄŸunun kabullenildiÄŸi ve kadınların daha az incitildiÄŸi  bir topluma en yakın zamanda kavuÅŸmak dileÄŸiyle tüm kadınların

Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun :)